Mushafuk
‹Mushafuk

سورة الفاتحة

1

مَا لَكُمْ لَا تَنَاصَرُونَ ﴿25﴾

بَلْ هُمُ ٱلْيَوْمَ مُسْتَسْلِمُونَ ﴿26﴾

وَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ يَتَسَآءَلُونَ ﴿27﴾

قَالُوٓا۟ إِنَّكُمْ كُنتُمْ تَأْتُونَنَا عَنِ ٱلْيَمِينِ ﴿28﴾

قَالُوا۟ بَل لَّمْ تَكُونُوا۟ مُؤْمِنِينَ ﴿29﴾

وَمَا كَانَ لَنَا عَلَيْكُم مِّن سُلْطَـٰنٍۭ ۖ بَلْ كُنتُمْ قَوْمًا طَـٰغِينَ ﴿30﴾

فَحَقَّ عَلَيْنَا قَوْلُ رَبِّنَآ ۖ إِنَّا لَذَآئِقُونَ ﴿31﴾

فَأَغْوَيْنَـٰكُمْ إِنَّا كُنَّا غَـٰوِينَ ﴿32﴾

فَإِنَّهُمْ يَوْمَئِذٍ فِى ٱلْعَذَابِ مُشْتَرِكُونَ ﴿33﴾

إِنَّا كَذَٰلِكَ نَفْعَلُ بِٱلْمُجْرِمِينَ ﴿34﴾

إِنَّهُمْ كَانُوٓا۟ إِذَا قِيلَ لَهُمْ لَآ إِلَـٰهَ إِلَّا ٱللَّهُ يَسْتَكْبِرُونَ ﴿35﴾

وَيَقُولُونَ أَئِنَّا لَتَارِكُوٓا۟ ءَالِهَتِنَا لِشَاعِرٍ مَّجْنُونٍۭ ﴿36﴾

بَلْ جَآءَ بِٱلْحَقِّ وَصَدَّقَ ٱلْمُرْسَلِينَ ﴿37﴾

إِنَّكُمْ لَذَآئِقُوا۟ ٱلْعَذَابِ ٱلْأَلِيمِ ﴿38﴾

وَمَا تُجْزَوْنَ إِلَّا مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ ﴿39﴾

إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ ﴿40﴾

أُو۟لَـٰٓئِكَ لَهُمْ رِزْقٌ مَّعْلُومٌ ﴿41﴾

فَوَٰكِهُ ۖ وَهُم مُّكْرَمُونَ ﴿42﴾

فِى جَنَّـٰتِ ٱلنَّعِيمِ ﴿43﴾

عَلَىٰ سُرُرٍ مُّتَقَـٰبِلِينَ ﴿44﴾

يُطَافُ عَلَيْهِم بِكَأْسٍ مِّن مَّعِينٍۭ ﴿45﴾

بَيْضَآءَ لَذَّةٍ لِّلشَّـٰرِبِينَ ﴿46﴾

لَا فِيهَا غَوْلٌ وَلَا هُمْ عَنْهَا يُنزَفُونَ ﴿47﴾

وَعِندَهُمْ قَـٰصِرَٰتُ ٱلطَّرْفِ عِينٌ ﴿48﴾

كَأَنَّهُنَّ بَيْضٌ مَّكْنُونٌ ﴿49﴾

فَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ يَتَسَآءَلُونَ ﴿50﴾

قَالَ قَآئِلٌ مِّنْهُمْ إِنِّى كَانَ لِى قَرِينٌ ﴿51﴾

Ali Özek ve diğerleri

37:25 Size ne oldu ki birbirinize yardım etmiyorsunuz?

37:26 Evet, onlar o gün zilletle boyun eğeceklerdir.

37:27 (İşte bu duruma düştükleri vakit) onlardan bir kısmı, diğerlerine yönelir, birbirlerini sorumlu tutmaya çalışırlar.

37:28 (Uyanlar, uydukları adamlara:) Siz bize sağdan (hayır yönünden) gelirdiniz (de bizi ondan alıkordunuz.)

37:29 (Ötekiler de:) «Bilâkis, derler, siz inanan kimseler değildiniz.

37:30 Bizim sizi zorlayacak bir gücümüz yok. Fakat siz kendiniz azgın bir toplum idiniz.»

37:31 «Onun için Rabbimizin hükmü bize hak oldu. Biz (hak ettiğimiz cezayı) mutlaka tadacağız.»

37:32 «Biz sizi azdırdık. Çünkü kendimiz de azmıştık.»

37:33 Şüphesiz o gün onlar, azapta ortaktırlar.

37:34 İşte biz, suçlulara böyle yaparız.

37:35 Çünkü onlara: Allah’tan başka hakkıyla ibadete layık bir ilah yoktur, denildiği zaman kibirle direnirlerdi.

37:36 «Mecnun bir şair için biz ilahlarımızı bırakacak mıyız?» derlerdi.

37:37 Hayır! O, gerçeği getirdi ve peygamberleri de doğruladı.

37:38 Kuşkusuz siz acı azabı tadacaksınız.

37:39 Çekeceğiniz ceza yapmakta olduğunuzdan başka bir şeyin cezası değildir.

37:40 Ancak amellerinde ihlâs sahibi olan Allah'ın (O'nu birleyen) kulları bunun dışındadır.

37:41 Bunlar için bilinen bir rızık,

37:42 türlü meyveler vardır. Kendilerine ikram edilir.

37:43 Naîm cennetlerinde,

37:44 karşılıklı koltuklar üzerine kurulmuş oldukları halde,

37:45 onlara pınardan (doldurulmuş) kadehler dolaştırılır.

37:46 Berraktır, içenlere lezzet verir.

37:47 O içkide ne sersemletme vardır ne de onunla sarhoş olurlar.

37:48 Yanlarında güzel bakışlarını yalnız onlara tahsis etmiş, iri gözlü eşler vardır.

37:49 Onlar, gün yüzü görmemiş yumurta gibi bembeyazdır.

37:50 İşte o zaman, birbirlerine dönerek (dünyadaki hallerini) soracaklar.

37:51 İçlerinden biri: «Benim, bir arkadaşım vardı» der.