Mushafuk
‹Mushafuk

سورة الفاتحة

1

أَلَمْ نَخْلُقكُّم مِّن مَّآءٍ مَّهِينٍ ﴿20﴾

فَجَعَلْنَـٰهُ فِى قَرَارٍ مَّكِينٍ ﴿21﴾

إِلَىٰ قَدَرٍ مَّعْلُومٍ ﴿22﴾

فَقَدَرْنَا فَنِعْمَ ٱلْقَـٰدِرُونَ ﴿23﴾

وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿24﴾

أَلَمْ نَجْعَلِ ٱلْأَرْضَ كِفَاتًا ﴿25﴾

أَحْيَآءً وَأَمْوَٰتًا ﴿26﴾

وَجَعَلْنَا فِيهَا رَوَٰسِىَ شَـٰمِخَـٰتٍ وَأَسْقَيْنَـٰكُم مَّآءً فُرَاتًا ﴿27﴾

وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿28﴾

ٱنطَلِقُوٓا۟ إِلَىٰ مَا كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ ﴿29﴾

ٱنطَلِقُوٓا۟ إِلَىٰ ظِلٍّ ذِى ثَلَـٰثِ شُعَبٍ ﴿30﴾

لَّا ظَلِيلٍ وَلَا يُغْنِى مِنَ ٱللَّهَبِ ﴿31﴾

إِنَّهَا تَرْمِى بِشَرَرٍ كَٱلْقَصْرِ ﴿32﴾

كَأَنَّهُۥ جِمَـٰلَتٌ صُفْرٌ ﴿33﴾

وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿34﴾

هَـٰذَا يَوْمُ لَا يَنطِقُونَ ﴿35﴾

وَلَا يُؤْذَنُ لَهُمْ فَيَعْتَذِرُونَ ﴿36﴾

وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿37﴾

هَـٰذَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ ۖ جَمَعْنَـٰكُمْ وَٱلْأَوَّلِينَ ﴿38﴾

فَإِن كَانَ لَكُمْ كَيْدٌ فَكِيدُونِ ﴿39﴾

وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿40﴾

إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى ظِلَـٰلٍ وَعُيُونٍ ﴿41﴾

وَفَوَٰكِهَ مِمَّا يَشْتَهُونَ ﴿42﴾

كُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ هَنِيٓـًٔۢا بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ ﴿43﴾

إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ ﴿44﴾

وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿45﴾

كُلُوا۟ وَتَمَتَّعُوا۟ قَلِيلًا إِنَّكُم مُّجْرِمُونَ ﴿46﴾

وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿47﴾

وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱرْكَعُوا۟ لَا يَرْكَعُونَ ﴿48﴾

وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿49﴾

فَبِأَىِّ حَدِيثٍۭ بَعْدَهُۥ يُؤْمِنُونَ ﴿50﴾

Ali Özek ve diğerleri

77:20 (Ey insanlar!) Biz sizi dayanıksız bir sudan yaratmadık mı?

77:21 İşte o suyu, sağlam bir yere yerleştirdik.

77:22 Belli bir süreye kadar…

77:23 Biz buna güç yetirmişizdir. Ve bizim gücümüz ne büyüktür!

77:24 O gün (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!

77:25 Biz, yeryüzünü toplanma yeri yapmadık mı?

77:26 Dirilere ve ölülere.

77:27 Yeryüzünde haşmetli dağlar yarattık, sizlere tatlı sular içirdik.

77:28 O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!

77:29 (İnkarcılara o gün şöyle denilir:) yalan sayageldiğiniz azaba doğru gidin!

77:30 Üç kola ayrılmış, (ama) bir gölgeye gidin.

77:31 Ne gölgelendiren, ne de alevden koruyan.

77:32 O, saray gibi kocaman kıvılcım saçar.

77:33 Her bir kıvılcım, sanki birer sarı deve gibidir.

77:34 O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!

77:35 Bu, (kâfirlerin) konuşamayacağı bir gündür.

77:36 Onlara izin de verilmez ki (sözde) mazeretlerini beyan etsinler.

77:37 O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!

77:38 (O zaman şöyle denir:) Bu, ayırım günüdür. Sizi ve sizden öncekileri bir araya getirdik.

77:39 (Azaptan kurtulmanız için) bir hileniz varsa, gösterin bana hilenizi!

77:40 O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!

77:41 Şüphesiz (o gün) takvâ sahipleri, gölgeliklerde ve pınar başlarında,

77:42 canlarının çektiğinden çeşit çeşit meyveler (arasında olacaklardır.)

77:43 (Kendilerine:) «İşlediklerinizin karşılığı olarak şimdi âfîyetle yiyin için» (denir).

77:44 İşte, biz iyilik yapanları böyle mükâfatlandırırız.

77:45 O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!

77:46 (Ey inkârcılar!) yiyiniz, (dünyadan) faydalanınız biraz! Gerçek şu ki, sizler suçlusunuz!

77:47 O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!

77:48 Onlar, kendilerine: «Allah'ın huzurunda eğilin!» denildiği vakit eğilmezler.

77:49 O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!

77:50 Onlar artık bundan (Kur'an'dan) sonra hangi söze inanacaklar?