Mushafuk
‹Mushafuk

سورة الفاتحة

1

وَيَتَجَنَّبُهَا ٱلْأَشْقَى ﴿11﴾

ٱلَّذِى يَصْلَى ٱلنَّارَ ٱلْكُبْرَىٰ ﴿12﴾

ثُمَّ لَا يَمُوتُ فِيهَا وَلَا يَحْيَىٰ ﴿13﴾

قَدْ أَفْلَحَ مَن تَزَكَّىٰ ﴿14﴾

وَذَكَرَ ٱسْمَ رَبِّهِۦ فَصَلَّىٰ ﴿15﴾

بَلْ تُؤْثِرُونَ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا ﴿16﴾

وَٱلْـَٔاخِرَةُ خَيْرٌ وَأَبْقَىٰٓ ﴿17﴾

إِنَّ هَـٰذَا لَفِى ٱلصُّحُفِ ٱلْأُولَىٰ ﴿18﴾

صُحُفِ إِبْرَٰهِيمَ وَمُوسَىٰ ﴿19﴾

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلْغَـٰشِيَةِ ﴿1﴾

وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ خَـٰشِعَةٌ ﴿2﴾

عَامِلَةٌ نَّاصِبَةٌ ﴿3﴾

تَصْلَىٰ نَارًا حَامِيَةً ﴿4﴾

تُسْقَىٰ مِنْ عَيْنٍ ءَانِيَةٍ ﴿5﴾

لَّيْسَ لَهُمْ طَعَامٌ إِلَّا مِن ضَرِيعٍ ﴿6﴾

لَّا يُسْمِنُ وَلَا يُغْنِى مِن جُوعٍ ﴿7﴾

وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَّاعِمَةٌ ﴿8﴾

لِّسَعْيِهَا رَاضِيَةٌ ﴿9﴾

فِى جَنَّةٍ عَالِيَةٍ ﴿10﴾

لَّا تَسْمَعُ فِيهَا لَـٰغِيَةً ﴿11﴾

فِيهَا عَيْنٌ جَارِيَةٌ ﴿12﴾

فِيهَا سُرُرٌ مَّرْفُوعَةٌ ﴿13﴾

وَأَكْوَابٌ مَّوْضُوعَةٌ ﴿14﴾

وَنَمَارِقُ مَصْفُوفَةٌ ﴿15﴾

وَزَرَابِىُّ مَبْثُوثَةٌ ﴿16﴾

أَفَلَا يَنظُرُونَ إِلَى ٱلْإِبِلِ كَيْفَ خُلِقَتْ ﴿17﴾

وَإِلَى ٱلسَّمَآءِ كَيْفَ رُفِعَتْ ﴿18﴾

وَإِلَى ٱلْجِبَالِ كَيْفَ نُصِبَتْ ﴿19﴾

وَإِلَى ٱلْأَرْضِ كَيْفَ سُطِحَتْ ﴿20﴾

فَذَكِّرْ إِنَّمَآ أَنتَ مُذَكِّرٌ ﴿21﴾

لَّسْتَ عَلَيْهِم بِمُصَيْطِرٍ ﴿22﴾

Ali Özek ve diğerleri

87:11 Kötü kimse ise öğütten kaçınır.

87:12 En büyük ateşe girecek olan

87:13 sonra o, ateşte ne ölür ne de yaşar.

87:14 Temizlenen, kimse kuşkusuz kurtuluşa ermiştir.

87:15 Rabbinin adını anıp O'na kulluk eden.

87:16 Fakat siz (ey insanlar!) dünya hayatını tercih ediyorsunuz.

87:17 Ahiret daha hayırlı ve daha devamlı olduğu halde.

87:18 Şüphesiz bu (anlatılanlar), önceki kitaplarda,

87:19 İbrahim ve Musa'nın kitaplarında da vardır.

88:1 (Rasûlüm!) Dehşeti her şeyi kaplayan kıyametin haberi sana geldi mi?

88:2 O gün birtakım yüzler zelildir,

88:3 durmadan çalışır, (fakat boşuna) yorulur,

88:4 kızgın ateşe girer.

88:5 Onlara kaynar su pınarından içirilir.

88:6 Onlar için kuru dikenden başka yemek yoktur,

88:7 o ise ne besler ne de açlığı giderir.

88:8 O gün bir takım yüzler de vardır ki, mutludurlar,

88:9 (dünyadaki) çabalarından hoşnut olmuşlardır,

88:10 yüce bir cennettedirler.

88:11 Orada boş bir söz işitmezler.

88:12 Orada (cennette) devamlı akan bir pınar,

88:13 orada yükseltilmiş tahtlar,

88:14 konulmuş kadehler,

88:15 sıra sıra dizilmiş yastıklar,

88:16 serilmiş halılar vardır.

88:17 (İnsanlar) devenin nasıl yaratıldığına, bir bakmazlar mı?

88:18 Göğün nasıl yükseltildiğine, bir bakmazlar mı?

88:19 Dağların nasıl dikildiğine, bir bakmazlar mı?

88:20 Yeryüzünün nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?

88:21 O halde (Rasûlüm!) öğüt ver. Sen ancak öğüt vericisin.

88:22 Onların üzerinde bir zorba değilsin.