بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلْعَصْرِ ﴿1﴾
إِنَّ ٱلْإِنسَـٰنَ لَفِى خُسْرٍ ﴿2﴾
إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلْحَقِّ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلصَّبْرِ ﴿3﴾
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَيْلٌ لِّكُلِّ هُمَزَةٍ لُّمَزَةٍ ﴿1﴾
ٱلَّذِى جَمَعَ مَالًا وَعَدَّدَهُۥ ﴿2﴾
يَحْسَبُ أَنَّ مَالَهُۥٓ أَخْلَدَهُۥ ﴿3﴾
كَلَّا ۖ لَيُنۢبَذَنَّ فِى ٱلْحُطَمَةِ ﴿4﴾
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْحُطَمَةُ ﴿5﴾
نَارُ ٱللَّهِ ٱلْمُوقَدَةُ ﴿6﴾
ٱلَّتِى تَطَّلِعُ عَلَى ٱلْأَفْـِٔدَةِ ﴿7﴾
إِنَّهَا عَلَيْهِم مُّؤْصَدَةٌ ﴿8﴾
فِى عَمَدٍ مُّمَدَّدَةٍۭ ﴿9﴾
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ أَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِأَصْحَـٰبِ ٱلْفِيلِ ﴿1﴾
أَلَمْ يَجْعَلْ كَيْدَهُمْ فِى تَضْلِيلٍ ﴿2﴾
وَأَرْسَلَ عَلَيْهِمْ طَيْرًا أَبَابِيلَ ﴿3﴾
تَرْمِيهِم بِحِجَارَةٍ مِّن سِجِّيلٍ ﴿4﴾
فَجَعَلَهُمْ كَعَصْفٍ مَّأْكُولٍۭ ﴿5﴾
Ali Özek ve diğerleri
103:1 Asra yemin ederim ki
103:2 insan gerçekten ziyan içindedir.
103:3 Bundan ancak iman edip iyi ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır.
104:1 Arkadan çekiştirmeyi, yüze karşı eğlenmeyi âdet edinen herkesin vay haline!
104:2 O ki, mal toplamış ve onu sayıp durmuştur.
104:3 (O), malının kendisini ebedi kılacağını zanneder.
104:4 Hayır! Andolsun ki o, Hutame'ye atılacaktır.
104:5 Hutame'nin ne olduğunu bilir misin?
104:6 Allah'ın, tutuşturulmuş, ateşidir.
104:7 (Yandıkça) tırmanıp kalplerin ta üstüne çıkan
104:8 ve o vaziyette o (ateş) üzerlerine kapatılmıştır.
104:9 Onlar (bu ateşin içinde) uzatılmış sütunlara bağlanmışlar.
105:1 Rabbin fil sahiplerine neler etti, görmedin mi?
105:2 Onların kötü planlarını boşa çıkarmadı mı?
105:3 Onların üstüne ebâbil kuşlarını gönderdi.
105:4 O kuşlar, onların üzerlerine pişkin tuğladan yapılmış taşlar atıyordu.
105:5 Böylece Allah onları yenilip çiğnenmiş ekine çevirdi.